AKILCI İLAÇ KULLANIMI VE AKILCI OLMAYAN İLAÇ KULLANIMI

0
1
blank

AKILCI İLAÇ KULLANIMI

İlaçlar;   hastalıklardan   koruma ve  hastalık  durumunda tedavi amacı  ile hastane ortamı  dışında halkın sağlığında da  sıklıkla  kullanılmaktadır  (Şendir ve ark.; 2015).  İlaçlar, üretim aşamasından başlayıp kullanılıp atığının imha edilme  sürecine kadar  geçen tüm aşamalarda “doğru” ilkelere uyularak yönetilmesi gereken ürünlerdir (Ulupınar,Akıcı;2015). Geçmişte tedavisi mümkün olmayan pek çok hastalığın günümüzde tıbbi tedavi yöntemlerindeki gelişmeler ile tedavi edilebilir hale gelmesi ve geniş halk kitlelerinin sağlık hizmetlerinden yararlanmasındaki artış,  ilaç tüketiminin de doğru oranda artmasını beraberinde getirmiştir. Bu durum ilacın akılcı ve doğru seçiminin önemini arttırarak akılcı ilaç kullanımı kavramının  ortaya çıkmasına sebep olmuştur (Yılmaztürk;2013). Akılcı olmayan ilaç kullanımı (AOİK), günümüzde tüm dünyada önemli bir halk sağlığı sorununa dönüşmüş durumdadır (Ulupınar,Akıcı;2015).

Akılcı ilaç kullanımı Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından; “hastaların ilaçları klinik gereksinimlerine uygun biçimde, kişisel gereksinimlerini karşılayacak dozlarda, yeterli zaman diliminde, kendilerine ve topluma en düşük maliyette almaları için uyulması gereken kurallar bütünü” olarak tanımlanmıştır (İlhan ve ark.;2014). Daha açıklayıcı bir ifadeyle, akılcı ilaç kullanım süreci, ilk olarak hastanın probleminin hekim tarafından gerekli muayene ve tetkikler ile dikkatlice tanımlanmasını, etkinliği kanıtlanmış, güvenilir ve probleme uygun bir medikal tedavinin seçilmesini, uygun ilaçların doğru kullanımının ardından sonuçların gözlemlenmesi ve değerlendirilmesini kapsamaktadır (Yılmaztürk;2013). İlacın kullanımıyla ilgili tüm “doğru” ilkeleri kapsayacak şekilde bu kavram daha da genişletilebilir. Akılcı ilaç kullanımıyla ilgili “doğru” ilkelerin dışında kalan uygulamaların tümü, akılcı olmayan ilaç kullanımı (AOİK) olarak nitelendirilir (Ulupınar,Akıcı;2015).

   AKILCI İLAÇ KULLANIMININ ÖNEMİ, ÜLKEMİZDE AKILCI İLAÇ KULLANIMINA YÖNELİK ALINAN TEDBİRLER

Tüm dünyada Akılcı İlaç Kullanımı (AİK) çalışmaları 30 yılı aşkın bir süredir devam etmektedir. Akılcı olmayan ilaç kullanımı ise halkın sağlığını olumsuz etkileyen ciddi küresel  bir sorundur ve artarak devam etmektedir (Aksoy ve ark.;2015).  Akılcı olmayan ilaç kullanımı sonucunda, “etkinkinliğini kaybetmiş ve güvenilir olmayan tedaviler; hastalıkların tekrarlaması ya da iyileşme sürecinin uzaması, ilaçların hastalara zarar verme veya  yan etki gösterme riskinin artması, ilaçların hastalarda bağımlılık yapması gibi psiko-sosyal etkilerinin” yanı sıra ekonomik olarak da yüksek ilaç harcamalarını oluşturmakta ve sosyal güvenlik kurumlarına ağır  yük getirmektedir (Yılmaztürk;2013). Kısaca hem hasta güvenliğini tehdit etmekte hem de  sağlık kaynaklarının  boşa harcanmasına neden olması ilaç kullanımında akılcı olunması gerekliliğinin önemini  ortaya koymuştur (Altındiş;2017).

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde ilaçların akılcı olmayan kullanımı ciddi tıbbi ve ekonomik sorun oluşturmaktadır. İlacın ekonomik açıdan ciddi sorun oluşturması bu sebeble de dikkat edilmesi gereken önemli bir husus olması,  ilaçların ve hammaddelerinin büyük çoğunluğunun ithalat yoluyla temin edilmesinden kaynaklanmaktadır (Yılmaztürk;2013).  Ülkemizde toplam ilaç pazarı İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası(İEİS) tarafından  bildirilen verilere göre 2009’da 13,2 milyar TL düzeyinde iken 2015 yılına kadar %27,7 artışla  16,86 milyar TL olmuş, 2016’da ise 20,67 milyar TL düzeyine ulaşmıştır ve her geçen gün bu rakamlar artarak devam etmektedir (Altındiş;2017). Ülkemizde, sağlık giderlerindeki ilaç harcamalarının oranı Sağlık Bakanlığı verilerine göre    %60’dır. Bu oranın gelişmiş ülkelere göre 4 kat fazla olması ise irrasyonel (akılcı olmayan)  ilaç kullanımının mali boyutunu gözler önüne sermektedir. Bu sebeble  akılcı ilaç kullanımı, halk sağlığı ve ülke ekonomisi için devleti çeşitli önlemler almaya yönlendirmiştir (Yılmaztürk;2013).

Ülkemizin akılcı ilaç kullanımına ilişkin aldığı önlemlerden  ”AİK Programı” Dünya Sağlık Örgütü’nün önerileri doğrultusunda yürütülmektedir. Bugün AİK konusunda ülkemizde atılmış en önemli adımlardan birisi 2010 yılında ”Akılcı İlaç Kullanımı ve İlaç Tedarik Yönetimi Dairesi’ne bağlı ”Akılcı İlaç Kullanımı Birimi” olarak faaliyet gösteren oluşumun ”Akılcı İlaç Kullanımı Şube Müdürlüğü” olarak kurulmuş olmasıdır. Ülkemizde Bakanlığımızın koordinatörlüğünde yürütülmekte olan AİK faaliyetleri ve  alınan önlemler bu  oluşumun kurulmasıyla birlikte ”Akılcı İlaç Kullanımı Ulusal Eylem Planı 2014-2017” çerçevesinde detaylı bir biçimde yeniden hazırlanmış ve uygulamaya konulmuştur (Aksoy ve ark.;2015).

    AKILCI OLMAYAN İLAÇ KULLANIMI, AKILCI OLMAYAN İLAÇ KULLANIMININ NEDENLERİ

Tüm dünyada, özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde en temel sağlık sorunlarından biri akılcı olmayan ilaç kullanımıdır. Akılcı olmayan ilaç kullanımı toplum tarafından vazgeçilmesi güç bir alışkanlık halini almıştır (İlhan ve ark.,2015).

İlaç  kullanım  sebebinin olmadığı  her koşulda  ilaçla  tedavi,  akılcı  olmayan  ilaç  kullanımının  başında  gelmektedir.  Endikasyon  bakımından  doğru olmayan  ilaç  seçimi  ve  dolayısıyla  yanlış  tedavi  uygulaması;   etki yönünden güvenilir olmayan ilaçların   kullanılması;   ilaca   ulaşmak, erişebilmek, edinebilmek için güvenli ve etkili olmayan yöntemlerin kullanımı ve doğru ilacı tavsiye edilen doz dışında, zaman aralığı dışında ve doğru olmayan kullanım biçiminde kullanmak akılcı olmayan ilaç kullanım özelliklerindendir (Sürmelioğlu ve ark.;2015).  Akılcı olmayan ilaç kullanımının en önemli nedeni olan eğitim eksikliğinden başlayarak sosyokültürel, ekonomik, yönetsel ve düzenleyici mekanizmalarının yarattığı bir çok neden sayılabilir  (İlhan ve ark.,2015).

İlaç tedavisinin uygun kullanılamamasının nedenlerinin bilinmesi çok çeşitli ve gerekli önlemlerin, tedbirlerin alınabilmesi için oldukça önemlidir. Bunlar sistematik kökenli nedenler ve bireysel kökenli nedenler olarak ayrılabilir.  Fakat akılcı ilaç kullanımında taraflar olarak belirtilen kişilerin her biri  konuya ilişkin olarak eşit  sorumluluk taşımaktadır (Sürmelioğlu ve ark.,2015).

Akılcı İlaç Kullanımının Tarafları

Bunlar:

  • İlaç kullanım kararını veren hekim
  • İlaç sağlayıcı eczacı
  • İlaç uygulayıcısı hemşire ve diğer sağlık çalışanları
  • Tedaviyi uygulayan hasta ve hasta yakınları
  • Devlet
  • İlaç endüstrisi (Altındiş,2017)

Bireysel kökenli nedenlere bakıldığında yapılan araştırmalarda bireylere   özgü   sorunların genellikle    hekim,   eczacı   ve   hasta   arasındaki üçgen  etkileşimlerinden  kaynaklandığı görülmüştür.  Örneğin,  bilgi  yetersizliği;  aşırı  hasta  yükü;  uygun  olmayan  reçete yazımı,  uygun  olmayan  doz  önerisi,  uygun  olmayan  zaman,  doğru olmayan doz  aralığı,   süresi  ve  uygulama  yolu  gibi etmenler;  sosyal-politik-yönetsel  baskılara  boyun  eğme; kişisel çıkarlar;  sınırlı  deneyimlerin  genellenmesi;  ilaçların etkisine dair yanlış inanışlar  hekim kaynaklı sorunlar olarak biçimlenmektedir. Yanlış ilaç verilişi; reçetesiz ilaç satışı; reçete içeriği dışında ilaç hazırlanması eczacının neden olduğu sorunlardır. Hasta kaynaklı akıllı ilaç kullanımına uygun olmayan davranışlar;   bireysel  bir  etmen  olarak duyarsızlık;  yanlış  ya  da  olmayan  ilaç  bilgisi;  yanlış  inanış; yanlış  beklenti  ve  talepler;  yaygın  kendi  kendini  tedavi  hastaya   ait   sorunlardır.   Tedaviye   ilişkin   etkilerin   hasta   üzerinde   yanlış  izlenmesi  ve  değerlendirilmesi  ise  hem  hekim    hem  de  hemşire, eczacı ve diğer sağlık profesyonellerine  ait  bir  sorumluluktur.

Sistematik kökenli nedenler ise; kullanılması gereken ilacın, hastanın kullanması gereken zaman ve miktarda sağlanamaması ilaç sağlama sisteminden  kaynaklanan nedenler arasındadır. Sistemik    nedenlerin    başında    sağlık    sistemi    ve   düzenleme    mekanizmalarını   daha    iyi hale getirme problemleri   bulunmaktadır.  Akılcı ilaç kullanımının birincil nedenleri arasında  temel   ilaç   listelerinin   ve   standart tanı tedavi kriterlerinin olmaması gelmektedir. Bununla birlikte akılcı ilaç kullanımının ikincil nedenleri oluşmuştur. Bu nedenlerden en önemlisi temel  olmayan  ilaçlara  daha  kolay  ulaşılabilirlik  ve  ilaç  politikaları-ilaç  yönetimi  ile  ilgili  sorunlardır.    Olması gereken koşulların gerçekleşmesini,  ilaç  ve  eczacılık  uygulamalarına  ilişkin   mevzuat   yetersizliği   ve/veya   yaptırım   gücünün   düşüklüğü  engellemektedir.  Bu durum  mevzuat  yetersizlikleri,  ilaç  ruhsatlandırması,  ilaçların  etkili, sürekli  denetimi  gibi  düzenleme mekanizmalarında  aksaklıklara  yol  açar (Sürmelioğlu ve ark.,2015; Altındiş;2017).

Akılcı olmayan ilaç kullanımı, bireysel ve sistemik kaynaklı olmak üzere bir çok büyük ve küçük eksiklikler, yetersizlikler sonucunda artarak devam etmekte olsa bile  akılcı ilaç kullanımının en temelinde bireysel faktörlerden  hasta ve hasta yakınlarının akılcı olmayan ilaç kullanımı davranışları bulunmaktadır. Bu sebeble hasta ve hasta yakınlarının akılcı olmayan ilaç kulanımı davranışlarının fark edilmesi ve halkın biliçlendirilmesi akılcı olmayan ilaç kullanımını büyük ölçüde azaltıcaktır.

AKILCI OLMAYAN İLAÇ KULLANIM DAVRANIŞLARI VE SONUÇLARI

Literatür taraması yapıldığında ülkemizde  bireylerin akılcı olmayan  ilaç kullanım davranışlarından; hastalandıklarında  sağlık kuruluşlarına başvurmadan  ilaç  kullanmaları,  hekime danışmadan  hastalıklarına uygunsuz kişisel tedavilere başvurmaları,  yakınlarından ilaç tavsiyeleri almaları veya yakınlarına ilaç tavsiyelerinde bulunmaları,  sağlık kuruluşuna başvurduklarında  ise reçetenin yazımı aşamasında hekime başka ilaçları reçeteye ekletmekte ısrarcı olmaları, evde fazla ilaç depolamak istemeleri, gereksiz ve aşırı ilaç kullanmaları,  benzer şikayet yaşadıklarında hekimin önceden yazmış olduğu evde mevcut bulunan ilaçları kullanmaları, hekimin yazdığı ilacı kullanması gereken dozda kullanmamaları, hastalık belirtileri geçince kullandıkları ilaçları  tavsiye edilen süreden önce sonlandırmaları, bilinçsiz gıda takviyesi ve bitkisel ürünlerin kullanımları, gereksiz antibiyotik kullanımları, tedavi bittikten sonra kalan ilaçları saklama eğiliminde olmaları,  gereksiz ve uygunsuz vitamin kullanmaları, evde sakladıkları ilaçların son kullanma tarihine dikkat etmeden kullanmaları, ilaçları etkileşime girebilecek  yiyecek/içiceklerle birlikte kullanmaları, ilacı kullanması gereken saat aralığında kullanmamaları en sık görülenleridir (Barutçu ve ark.,2017; Sürmelioğlu ve ark.;2015; İlhan ve ark.,2015; Ekenler ve Koçoğlu;2016)

Yapılan çalışmalarda bireylerin eğitim seviyeleri yükseldikçe sağlık sorumluluğu düzeyinin de aynı oranda yükseldiği görülmüştür.  Kırsal  bölgede  yaşayanlarda, çalışmayanlarda,  düşük  gelir  grubunda  olanlarda  ise  sağlık sorumluluğu düzeyi düşük  bulunmuştur.  Sağlık  sorumluluk  düzeyi  düşük  olan  bireylerde  hekimin  reçete ettiği ilacı zamanında  almama,  ilacın önerilen kullanımına uygun  kullanmama,  yakın çevresinden ilaç alıp, yakın çevresine ilaç verme,  reçetesiz ilaç alma gibi akılcı olmayan ilaç davranışlarının çok sık yapıldığı görülmüştür.  Bireylerin  sosyal  güvencelerinin  varlığı da akılcı ilaç kullanım davranışlarını  etkilemektedir.  Sosyal güvencesi  olmayan  bireylerin  hekim  tarafından  reçete edilen ilaçları  zamanında  alamama,  doğru  ve  uygun biçimde kullanmama, tedaviyi belirtileri geçtiği için biliçli yarım bırakma veya maddi imkansızlıklar sebebiyle  yarım  bırakma,  yakınlarından ilaç  alma  ve  yakınlarına ilaç tavsiyelerinde buluma, kullandığı ilacı verme gibi akılcı olmayan  davranışlarını daha sık sergiledikleri görülmüştür (Sürmelioğlu ve ark.;2015)

Akılcı  olmayan  ilaç  kullanımı  koşullarında  toplumsal  açıdan  pek  çok  sorunun  ortaya  çıkması  kaçınılmazdır.  Bu  etkiler  arasında  ilaçla  tedavisi  kalitesinin  düşmesi  sonucu morbidite  ve  mortalite  de  artış  oluşması; hasta ve tedavi uyumunun bozulması ya da azalması, hastaların tedaviye olan güvencinin azalması, parasal  kaynakların  yanlış tüketilmesiyle,  sonuçta  temel  ilaçlara  bile ulaşabilirliğin azalması ve tedavi maliyetlerinin daha da yükselmesi; bazı ilaçlara karşı direncin gelişmesine ve  acil ve temel ilaçlara karşı  gelişebilecek  dirence  dayalı  olarak  tedavinin  ekonomik  ve  sosyal  maliyetinin  daha da artması  ve  ilaçların yan etki riskinin artması sayılabilir. Toplumsal  açıdan  diğer  önemli  bir  sorun  da  hastaların  ilaç  bağımlısı  olması  ve  gereksinim  olmadığı halde ilaca artan talep gibi psikososyal etkilerin ön plana çıkması gibi bir çok olumsuz sonuç mevcuttur (Sürmelioğlu ve ark.,2015; Altındiş ve ark.,2017).

Sonuç olarak akılcı    ilaç    kullanımı    sürecinde    halkın   ilaçlar,     hastalıklar    ve    genel    anlamda    sağlığın    korunması    ve    geliştirilmesi    konularında     bilinçlenmeleri gerekmektedir.   Sistemdeki eksiklikler, yetersizlikler giderilse bile halkın ilaç kullanımına yönelik doğru olmayan alışkanlıkları, ilaç kullanımına ilişkin doğru olmayan davranışları devam ettiği sürece tam anlamıyla akılcı ilaç kullanımından bahsetmek  mümkün değildir.  Bu sebeble hasta ve hasta yakınlarının akılcı olmayan ilaç kulanımı davranışlarının fark edilmesi ve düzeltilmesi amacıyla halk sağlığı eğitimlerinin planlanması, uygulanması kısaca halkın biliçlendirilmesi akılcı olmayan ilaç kullanımını büyük ölçüde azaltıcaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz