BULAŞICI HASTALIKLARDA BAĞIŞIKLAMANIN ÖNEMİ

0
1
blank

Bağışıklama tarih boyunca çok sayıda salgın ve ölüme neden olmuş bulaşıcı hastalıklarla mücadelede en etkili yöntemdir. Bağışıklama sayesinde bugün pek çok öldürücü ve bulaşıcı hastalık azalmıştır. İnsanda hastalık yapabilen 400’den fazla patojenden 34’üne karşı aşı geliştirilmiştir. (1) Bağışıklamanın en önemli faydası sadece aşılanan bireyi değil tüm toplumu hastalıktan koruyabilmesidir. Bir toplumda yaşayanların belli bir oranı aşılandığı zaman o hastalık toplumda yayılamaz. Dolayısıyla kişiler de hastalıktan korunmuş olurlar. (1) Bu nedenle korunma tedaviden önce gelir. Koruyucu önlemler içinde kişiye yönelik çalışmalardan biri de aşılamadır. Bulaşıcı hastalıklarda aşılarla kitle bağışıklaması yapılabilir. Çiçek hastalığı bu şekilde ortadan kaldırılan ilk ve tek enfeksiyon hastalığıdır.

Aşılama temelde; dışarıdan, belirli koşullar altında verilen bir maddeye karşı kişinin bağışıklık yanıtı ve bunun sonucunda bağışıklık hafızası geliştirmesi sürecidir. Burada yapılan, hastalığa neden olan mikroorganizmanın bağışıklık sistemini uyaracak kısımlarının belirlenerek kontrollü bir şekilde insan vücuduna verilmesi, böylelikle bağışıklık sisteminin bu mikroorganizmayı sonraki karşılaşmada tanımasını sağlamaktır. (3)

blank30

Hastalığa yakalanmadan mikroorganizmayı tanıyan ve nasıl ortadan kaldıracağını öğrenen vücut, canlı mikroorganizmayla karşılaştığında hızlı bir şekilde yok eder ve hastalık oluşmasına izin vermez. Buna bağışıklık yanıtı denir. Aşı sayesinde vücut, hastalığı geçirmenin getireceği ölüm gibi risklerle karşılaşmaksızın o hastalıkla nasıl mücadele edeceğini öğrenmiş olur. Pek çok hastalıkta aşının oluşturduğu bağışıklık yanıtı ömür boyu devam ederken, bazı hastalıklarda azalan bağışıklık yanıtını artırabilmek için vücuda belli aralıklarla immünojen verilmesi gerekir. Grip gibi bazı hastalıklarda ise hastalığa neden olan mikroorganizmanın zaman içerisinde yapısını değiştirmesi nedeniyle aşının tekrar tekrar yapılması gerekir.

1974 yılında Dünya Sağlık Örgütü’nün tüm çocukların dört aşı ile (DBT -difteri, boğmaca, tetanos-, BCG, polio, kızamık) altı hastalığa karşı korunmaları için Genişletilmiş Bağışıklama Programını önermesiyle ülkelerde aşılama hizmetlerinde önemli gelişmeler sağlanmıştır. Ülkemizde 1981 yılında GBP çerçevesinde altı hastalığa (tüberküloz, difteri, boğmaca, tetanos, çocuk felci ve kızamık) karşı aşı yapılırken, bu sayı günümüzde 13’e yükselmiştir (tüberküloz, difteri, boğmaca, tetanos, çocuk felci, hepatit B, hepatit A, pnömokok, haemophilus influenzae tip b, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, suçiçeği). (6)

Boğmaca: Boğmacaya bir bakteri neden olmaktadır. Solunum yolu ile alınan bakteri, 7-10 günlük kuluçka devresi sonrası ortalama 4-21 gün hastalığa neden olmaktadır. Çok bulaşıcıdır. Boğazda yerleşir. Hastalıktan korunmanın tek yolu aşılamadır. Son derece etkili bir aşısı bulunmaktadır. 1985 yılından beri, uygulanan etkin aşılama çalışmaları sayesinde vaka sayısında önemli azalmalar olduğu gözlenmiştir. Aşı oranlarının düşük olduğu toplumlarda ve aşısız bireylerde hastalık görülmeye devam etmekte ve ölümlere neden olmaktadır. Boğmaca aşısı 5’li karma aşı (DaBT-İPA-Hib) şeklinde 2,4,6. aylarda ve 18. ayda uygulanmaktadır. (4)

Çocuk felci (poliomyelit): Virüs vücuda ağız yolu ile girer. Boğazda ve sindirim sisteminde çoğalarak vücuda yayılır. Boğazda yerleşir ve dışkıda bulunur. Hastalıktan korunmanın tek yolu aşılamadır. Çocuk felcinin iki farklı aşısı mevcuttur. Biri ağızdan iki damla şeklinde yapılan Oral Polio Aşısı (OPA=Canlı Aşı), diğeri koldan kas içerisine yapılan İnaktif Polio Aşısı (İPA=Ölü Aşı)’dır. Ağızdan iki damla halinde yapılan aşı virüsün sindirim sisteminde bağırsaklardan kana karışarak hastalık yapmasını önler, koldan yapılan aşı ise kanda virüse karşı koruyucu maddelerin oluşmasını sağlayarak, iki yönlü ve çok güçlü bir korunma sağlar. Bu çift yönlü koruma uygulaması aynı zamanda, kişilerin biribirlerine virüsü bulaştırmasını da engelleyerek tamamen etkisiz hale gelmesini yok olmasını sağlamaktadır. Oral Çocuk Felci aşısı (OPA) 6.ayını ve 18.ayını tamamlayan bebeklere her uygulamada ikişer damla ağızdan verilmek sureti ile uygulanmaktadır. İnaktif Çocuk Felci aşısı (İPA) ise, 2.ayını, 4.ayını, 6.ayını ve 18.ayını tamamlayan bebeklere toplam 4 defa olmak üzere beşli karma aşı içerisinde koldan kas içi uygulanmaktadır. (4)

Difteri: Difteri aşısı 5’li karma aşı (DaBT-İPA-Hib) şeklinde 2,4,6. aylarda ve 18. ayda uygulanmaktadır. Yetişkinlerde uygun aralıklarla yapılmış 3 doz veya bebeklerde karma aşı içinde yapılan 4 doz difteri aşısı ile % 95’ten fazla koruyuculuk sağlanır. Difteri aşısının klinik etkinliği %97 olarak tahmin edilmektedir. (4)

HİB: Hib bakterisinin neden olduğu hastalıklar çok ciddidir. Bu hastalıkların büyük çoğunluğu çocukların hastaneye yatırılarak tedavi edilmesini gerektirir. Tedaviye rağmen Hib menenjiti olan 20 çocuktan biri ölmektedir, yaşayan 5 çocuktan birinde de beyninde kalıcı hasar ya da sağırlık gelişir. Hib hastalığına karşı en iyi korunma yolu Hib aşısı ile aşılanmaktır. Hib aşısı: Hib bakterisinin neden olduğu hastalıklardan ve bu hastalıkların neden olabileceği ölüm ve sakatlıktan korur. Menenjitten ve kan zehirlenmesinden, aşı hemen hemen tamamen korur. Ulusal Çocukluk Dönemi Aşılama Takvimimizde, Hib aşısı beşli karma aşı içerisinde (DaBT-İPA-Hib) yer almaktadır. Takvimimizde 2,4,6 VE 18. ayda olmak üzere 4 doz uygulanır. (4)

Hepatit A: Hepatit A virüsünün bulaşması sonucu ortaya çıkan bir karaciğer enfeksiyonudur. Ülkemizde 2012 yılı sonunda çocukluk dönemi aşı takvimine girmiş olup 1 Mart 2011 ve daha sonra doğan çocuklara 18 ve 24 ay sonunda olmak üzere 2 doz şeklinde uygulanmaktadır. Diğer çocukluk çağı aşılarıyla birlikte aynı anda ya da herhangi bir süre gözetilmeksizin uygulanabilir. Erişkinlerde aşı uygulaması çocuklarda da olduğu gibi en az 6 ay ara ile 2 doz şeklindedir. Ancak erişkinlerde aşı öncesi kan tahlili yapılarak kişinin daha önceden bağışık olup olunmadığı değerlendirilmelidir. (4)

Hepatit B: Hepatit B virüs enfeksiyonlarından korunmanın en etkin yolu aşılamadır. Bebeklerde ilk dozu doğumda ilk 72 saat tercihan 24 saat içinde uygulanmalıdır.1. ayın sonunda 2. doz ve 6. ayın sonunda da 3. dozu uygulanır. Annesi hepatit B taşıyıcısı olan bebeklere, 12 saat içinde Hepatit B aşısı 1.dozu ile birlikte HBIG de uygulanmalıdır. 2.doz 1.ayın sonunda ve 3.doz 6. ayın sonunda uygulanır. Bebeğe son aşı dozundan dört-sekiz hafta sonra anti-HBs ve HBsAg testleri bakılmalıdır. Bu şekilde hem aktif (aşı ile) ve hem de pasif  bağışıklanan bebeklerin yaklaşık % 95’inde HBV enfeksiyonlarını önlemek mümkün olmaktadır. Bebeklik dönemi dışında da aşı uygulama takvimi 0-1-6 şeması şeklinde olmakla birlikte zorunlu hallerde hepatit B’nin 1. ve 2. dozu arasında en az 4 hafta, 2. ve 3. dozu arasında en az 8 hafta olmalı, ayrıca 3. doz 1. dozdan en az 16 hafta sonra uygulanmalıdır. (4)

Kabakulak-Kızamık-Kızamıkçık: Hastalıktan korunmanın tek yolu aşılamadır. Kabakulak aşısı, çocukluk dönemi aşı takviminde KKK (Kızamık- Kızamıkçık- Kabakulak) şeklinde, 12. ayda ve (1 Temmuz 2016 tarihinde doğanlardan başlamak üzere) 48.ayına girmiş olan tüm çocuklara iki doz olarak uygulanmaktadır. (4) Bildirilen kızamık vakalarının yaklaşık %30’unda bir ya da daha fazla komplikasyon gelişmektedir. Bir yaş altı çocuklarda ve erişkinlerde ciddi komplikasyon riski daha yüksektir. Gelişmekte olan ülkelerde görülen komplikasyonlar şunlardır: Pnömoni (%1-6), diyare (%6), otitis media (%7-9), körlük ve post enfeksiyöz ensefalit (1000 vakada 1), ölüm (%3-6). (5)

SSPE: SSPE, santral sinir sisteminin kalıcı kızamık virus enfeksiyonu nedeni ile oluşan ilerleyici kronik ensefalitidir. Genellikle, kızamık hastalığının geçirilmesinden 7-10 yıl sonra görülmektedir. SSPE hastalarında moleküler tanı yöntemleri ile yapılan incelemelerde de hastalığa neden olan kızamık virüsü gösterilmiştir. Tedavisi yoktur. Hastalığı önlemenin tek yolu her çocuğa kızamık aşısını uygun yaşlarda uygulamaktır. (4)

Pnömokok: 5 yaşından küçük çocuklardaki bakterilerle ortaya çıkan menenjitin en sık nedenidir. Ayrıca, sepsise, zatürreye, kulak iltihabı ve sinüzite neden olabilir. Zatürrenin hem çocuklarda hem de yetişkinlerde en sık nedeni pnömokok bakterisidir. Konjuge pnömokok aşısı: Ulusal Çocukluk Dönemi Aşılama Takvimimizde yer alan konjuge pnömokok aşısı pnömokokların 13 tipine karşı etkilidir. 2,3 ve 12. ayda olmak üzere 3 doz uygulanır. Polisakkarit pnömokok aşısı: pnömokokların 23 tipine karşı etkilidir. 2 yaşından küçük çocuklarda etkili değildir. (4)

Suçiçeği: Çok bulaşıcı olan bu hastalığın tek enfeksiyon kaynağı insandır. Hastalık, virüs ile enfekte kişiden, solunum yoluyla ya da derideki vezikül denilen kabarcıkların içindeki sıvıyla temas sonucu bulaşabilmektedir. Hasta kişilerle temas edilmemelidir. Suçiçeği hastalığından korunmanın en önemli yolu aşılamadır. (4)

Tetanos: Tetanosdan korunmanın en etkili yolu tam aşılı olmaktır. Tetanos aşısı beşli karma aşı (DaBT-İPA-Hib) şeklinde 2,4,6. aylarda ve 18. ayda uygulanmaktadır. Daha önceki aşılanma durumu bilinmeyen erişkinlerde tetanos aşılaması ise Td (erişkin tip difteri-tetanos) aşısı şeklindedir. Primer uygulama şeması üç doz olarak uygulanır; birinci doz ile ikinci doz arasında en az dört hafta, ikinci doz ile üçüncü doz arasında en az 6 ay bulunmalıdır. 10 yılda bir uygulanan hatırlatma dozlarıyla devam edilir. Doğurganlık çağındaki her kadın tetanosa karşı bağışık olmalıdır. Hiç aşılanmamış gebelerin en az iki doz Td aşısı almaları sağlanmalıdır. İkinci doz doğumdan en az iki hafta önce tamamlanmalıdır. Yeterli süre sağlanamadıysa tek doz Td almış gebenin ve bebeğinin tetanos hastalığı açısından risk altında olduğu dikkate alınmalıdır. (4)

Tüberküloz: Beş yaşından küçük çocuklarda verem mikrobunu aldıktan sonra hastalık gelişme riski, menenjit ve milier tüberküloz görülme olasılığı erişkinlere göre daha yüksektir. BCG aşısı hastalıktan değil, hastalığa bağlı olarak gelişecek milier tüberküloz ve menenjitinden korur. (4)

Dünya çapında yılda 100 milyondan fazla çocuk aşılanmaktadır. Bu sayede son yirmi yılda 20 milyonun üzerinde can kaybı önlenmiştir. Uygun stratejiler ile yılda 4-5 milyon ölümün önlenebileceği hesaplanmıştır. (7)

Bağışıklamanın en önemli faydası sadece aşılanan bireyi değil tüm toplumu hastalıktan koruyabilmesidir. Bir toplumda yaşayanların belli bir oranı aşılandığı zaman o hastalık toplumda yayılamaz. Dolayısıyla kişiler de hastalıktan korunmuş olurlar. (1)

KAYNAKLAR

(1) Azap A. Bağışıklamanın önemi. Mutlu B, editör. Erişkin Bağışıklama. 1. Baskı. Ankara: Türkiye Klinikleri; 2019. p.1-4.

(2)https://cdn-acikogretim.istanbul.edu.tr erişim tarihi: 29.12.2020

(3)https://www.klimik.org.tr erişim tarihi: 29.12.2020

(4)https://asi.saglik.gov.tr/ 29.12.2020

(5) T.C. Sağlık Bakanlığı. Kızamık/Kızamıkçık ve Konjenital Kızamıkçık Sendromu (KKS) Sürveyansı Genelgesi 2010. Erişim tarihi: 29.12.2020 Erişim Adresi: https://dosyasb.saglik.gov.tr/Eklenti/1237,kizamik-kizamikcikkks-surveyansigenelgesi2010pdf.pdf?0

(6) T.C. Sağlık Bakanlığı. Genişletilmiş Bağışıklama Programı Genelgesi 2009. Erişim tarihi: 29.12.2020 Erişim adresi: https://www.saglik.gov.tr/TR,11137/genisletilmis-bagisiklama-programi-genelgesi-2009.html

(7) Ülkemizde Aşı ile Korunulabilen Hastalıklara Yönelik Yürütülen Eliminasyon ve Eradikasyon Programlarının Değerlendirilmesi Gülçin Yapıcı, Aylin Yeniocak Tunç Lokman Hekim Dergisi, 2019. Erişim adresi: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/719120 erşim tarihi: 29.12.2020

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz