Wednesday, August 5, 2020

Çağımızın Hastalığı:Depresyon

Psikiyatrik bozukluklar içinde en sık görüleni depresyondur. Sözlük anlamıyla çökkünlük olarak Türkçe’ye çevirebileceğimiz depresyon, anlık bir ruh hali, bir sendrom…

By Merthan İçel , in Genel , at 27 Aralık 2019

Psikiyatrik bozukluklar içinde en sık görüleni depresyondur. Sözlük anlamıyla çökkünlük olarak Türkçe’ye çevirebileceğimiz depresyon, anlık bir ruh hali, bir sendrom veya bir hastalık olarak karşımıza çıkabilir.

En az bunun kadar önemli diğer problem, depresyonun halk arasında hastalık olarak değerlendirilmemesi ve tedavi yoluna gidilmemesidir. Hala, antidepresan ilaçların uyuşturucu özelliği olduğu veya beyine zarar verdiği şeklindeki yanlış inançlarla yakınlarını hekime getirmemekte hatta tedavi altında olanların tedavilerini kesmeye zorlamaktadırlar.

BAZI DEPRESYON BELİRTİLERİ

  • Uyku ve iştah bozuklukları
  • Karamsarlık
  • Sevgi ve ilgi kaybı
  • Ağlama nöbetleri

Bedensel yakınmalar bazen depresyonun en önde gelen belirtileri olabilir. Vücutta ağrılar ve sızılar, barsak düzensizlikleri ve sindirim sorunları sık görülür.

Depresyon için başlangıç yaşı ortalama 40’tır. Vakaların büyük çoğunluğunda başlangıç yaşı 20 ila 50 arasındadır. Kadınlarda 35-45 yaşları arasında, erkeklerde 55-70 yaşları arasında maksimum değerde değişmektedir.

ERGENLİK ÇAĞINDA DEPRESYON

            Ergenlikte yaş nedeni ile kendine ve çevreye uyum sağlayabilme, toplum içinde yer edinebilme, kendi kimliğini bulabilme ve davranışlarının, içinde yaşadığı çevre tarafından onanması gibi birçok durumu daha yoğun bir şekilde yaşamaktadırlar. Bu yoğunluk sonucu, yaşam olaylarını değerlendirmede yetişkinlere oranla daha duyarlı olmaktadırlar.

ERGENLİKTE SPOR YAPMANIN DEPRESYONA ETKİSİ

            Egzersize katılımın fiziksel ve fizyolojik yararlarının yanında gerginliği azalttığı, psikolojik iyilik sağladığı ve psikiyatrik rehabilitasyon programların tedavi yöntemleri arasında yer aldığı bilinmektedir.

Spor bireyin iyi bir izleyici olabilme yeteneklerini artırırken saldırgan davranışları önlemekte, kendine ve başkalarına saygı, sevgi kazandırmakta ve özgüvenin artmasını sağlamaktadır.

DEPRESYONUN GÖRSEL SANATLARLA İLİŞKİSİ

            Depresif hastaların %40’a varan bölümünde görsel sanatlar alanında normal insanlara göre çok daha yaratıcı ve etkileyici eserler yarattığı görülmüştür. Ayrıca hastaların bu sayede rahatladığı, kendini daha iyi ifade ettiği, o anda karamsarlıklarının azaldığı görülmüştür.

DEPRESYONUN MÜZİK İLE İLİŞKİSİ

            Müzikle uğraşmak hastaların yaratıcılığını, sanat eseri üretebilme özelliğinin ortaya çıkması, notalardaki uyumu yakalama ve onları çözümleme çabası birey üzerinde ağırlıklı olarak olumlu etki etmektedir. Basit, keyifli, ucuz ve kolay uygulanabilir olması, dinleyici olarak özel bir yetenek gerektirmemesi nedeniyle bu sanat uğraşlarından müzik depresyonu tedavi amacıyla en çok uygulanan ve denenen sanat dalı olmuştur.

DEPRESYONUN BESLENME İLE İLİŞKİSİ

            Yapılan bir araştırmada depresif bireylerin daha fazla karbonhidrat tükettikleri bulunurken, depresif olmayan bireylerin ise protein tüketimlerinin daha fazla olduğu bulunmuştur. Bu da depresyonun karakteristik özelliğidir.

            Eğer hastada depresyona bağlı vücut ağırlığı artışı görülüyorsa özellikle tatlı yiyecekler gibi yüksek karbonhidrat tüketimine bağlı aşırı besin alımı azaltılmalı, vücut ağırlığı azalışı görülüyorsa enerji ve besin ögesi alımı arttırılmalı, iştah arttırıcı besinler seçilmelidir.

KAYNAKÇA

  1. Savrun, M, (1999), Depresyonun Tanımı ve Epidemiyolojisi, İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri, Depresyon, Somatizasyon ve Psikiyatrik Aciller Sempozyumu, s. 11-17.
  2. Gençdoğan, B, Ören, N, (2007), Lise Öğrencilerinin Depresyon Düzeylerinin Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi, Kastamonu Eğitim Dergisi, 1(15).
  3. Dilbaz, N, Seber, G, Umutsuzluk Kavramı: Depresyon ve İntiharda Önemi, Kriz Dergisi, 1(3).
  4. Arslan, C, Güllü, M, Tutal, V, (2011), Spor Yapan ve Yapmayan İlköğretim Öğrencilerinin Depresyon Durumlarının Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi, Niğde Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisi, 2(5).
  5. Karaoğlu, M, Karaoğlu, N, (2009), Müzik Sanatıyla Uğraşmak Anksiyete ve Depresyon Belirtilerini Azaltır Mı? Konservatuar ve Diğer Fakülte Öğrencilerinin Karşılaştırılması, TAF Preventive Medicine Bulletin, 8(6).
  6. Çiftçi, H, Mercanlıgil, M, Yıldız, E, (2008), Depresyon ve Beslenme Tedavisi, Türkiye Klinikleri Dergisi, 28.

MERTHAN İÇEL

Comments


Bir cevap yazın


E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir