Madde Bağımlılığı Nedir ?

0
4
blank

Bağımlılık, fiziksel ya da psikolojik olarak zarar vermesine rağmen bir nesneye, kişiye ya da varlığa duyulan önlenemez istek olarak tanımlanmaktadır (1). Madde bağımlılığı ise kişinin kullandığı maddeyi bırakmak istemesi ve bu amaçla çeşitli çabalara girmesine rağmen bırakamaması; bırakma çabaları sırasında yoksunluk belirtilerinin görülmesi, bireyin madde kullanımının ona ve çevresine verdiği zararı bilmesine rağmen, madde kullanmaya devam etmesi ve madde kullanma ihtiyacı hissettiği maddenin miktarını devamlı arttırmak zorunda kalması olarak tanımlanmaktadır (2).

Dünya sağlık örgütü tanımında ise madde bağımlılığı ‘’Sağlık için kullanılanlar dışında, yaşayan organizmada kullanıldığında bir ya da birden çok yetisini değiştirebilen herhangi bir madde’’ olarak nitelendirilmiştir. Kişi ilk olarak maddeyi deneme, merak giderme, yanlış arkadaşlar, farklı olma dürtüsü, yalnızlık, amaçsızlık, bozuk aile ilişkileri gibi çeşitli sebepler sonucu kullanılmaya başlanmakta; bir üst basamakta ise sosyal kullanım, kötüye kullanım ve son olarak bağımlılığın ortaya çıkmasıyla ilerleyerek bir döngü halini almaktadır.

Madde bağımlılığı aynı zamanda bireyi olduğu kadar toplumun her kesimini etkileyen öncelikli bir sorun olarak ele alınması gereken, çağımızın en ciddi ve kapsamlı toplumsal sorunlarından da biridir. Çünkü sorun, yalnızca madde kullanan bireyi değil o bireyin içinde doğduğu aileyi, ailenin parçası olduğu toplumu ve giderek o toplumda kültürel yapı özelliklerinden ekonomik işleyişe dek tüm toplumsal evreni etkilemektedir (3). Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM) tarafından 2011 yılında 25 ilde yapılan araştırma sonucunda yaşam boyu madde kullanım sıklığının %2,7 iken (4), 2018 yılında 26 ilde yapılan araştırma sonucunda ise bu oranın %14,81 artarak %3,1 olduğu bildirilmiştir (5).

Bağımlılık Oluşturan Maddeler Nelerdir ?

(Altun, 2010). (6)
(Altun, 2010). (6)

Yapılan bir araştırmada katılan örneklem içinde kullanıcıların neredeyse tamamı, %97,3’ü esrar kullandığını belirtmiştir. Örneklemin %68’inin bonzai kullandığı sonucuna ulaşılmıştır. Bunları sırasıyla, %52 ile hap, %39,1 ile kubar, %29,3 ile Jameika, %29,3 ile extacy, %26,6 ile bali, %13,3 ile eroin, %5,3 ile de kokain takip etmektedir. Kokain ve eroin kullanımının en az olma sebebi maddi yönden çok külfetli olması veya ulaşımının diğer uyuşturucu madde teminine göre daha zor olmasından yorumu yapılabilir (7).

 

Uyuşturucu olarak kullanılan maddelerin kimyasal yapıları birbirinden farklıdır (8).  Kimi uyarıcı olarak kullanılırken, kimiyse serotonin yükseltici etkisiyle insanı sakinleştiren, kişiye acı veren düşünce ve duygularla mücadele etmenin katlanılmaz duruma geldiği zamanlarda insanı geçici olarak uyuşturmaktadır (9). Kullanılan maddeler merkezi sinir sisteminin farklı bölümlerini etkinleştirerek fiziksel ve psikolojik olarak vücutta tahribata yol açarlar. Bu maddelerin hiçbir güvenli aralığı, güvenli kullanım şekli yoktur. Kullanan herkesin bağımlı olma riski eşit yalnızca süresi farklıdır. Hücresel öğrenme süreci sayesinde hücrelerimiz vücuda giren her maddeyi tanır ve kaydeder. Bu öğrenme her birey için geçerlidir.

Madde Bağımlılığı evreleri nelerdir ?

Bağımlılık bir süreçtir. Birey önce maddeyi dener. Sonrasında düzenli kullanmaya başlar ve bağımlılık gelişir. Bağımlılığın bazı evreleri olmakla birlikte her madde de bu basamaklar farklı olabilmektedir.

  1. Hazırlık Evresi
  2. İlk Kullanım
  3. Kullanımı Sürdürme
  4. İlerleme Evresi
  5. Bırakma Evresi
  6. Tekrar Kullanmayı Düşünme (Prolapse)
  7. Tekrar Kullanımı (Laps)
  8. Tekrar Başlama (10)

 

Kişiler genelde madde kullanımını kontrol altında tutabileceği inancı ile madde kullanmaya başlar. Düşüncelerinde hiçbir zaman bağımlı olabileceğini ihtimali yer etmez. Amaç ara sıra madde kullanarak fiziksel ve psikolojik açıdan kendisini tatmin etmektir. Fakat bağımlılık kaçınılmaz bir sondur.

Bağımlılığının sağlığa etkisi kullanılan maddenin cinsine, saflığına, kullanılan kişinin fiziksel ve ruhsal özelliklerine göre değişmekle birlikte sosyal hayata da etkisi farklı olmaktadır. Bazı maddelerde (esrar, kokain gibi) bağımlılık süresi daha uzundur. Bağımlılık dereci arttıkça bireyin kendisine, ailesine ve topluma verdiği zararın düzeyi de artmaktadır. Kişi bağımlı olduktan sonra kurtulamaz. Elbette tedavisi vardır. Fakat unutulmamalıdır ki iyilik süreci madde kullanmadığı süreyi kapsar. Bağımlılık tekrarlayıcıdır.

Bağımlılık iki tür olarak incelenmektedir. Fiziksel bağımlılık, maddeye karşı duyulan fizyolojik bir istektir. Vücut maddeye karşı uyum geliştirir ve yoksunluk durumunda fizyolojik bozulma meydana gelir. Ruhsal ya da psikolojik bağımlılıkta ise kişi tamamen haz alma, doyuma ulaşma, rahatlamaya odaklıdır. Madde alımı kesildiğinde de psikolojik bozulma meydana gelir. Bununla birlikte kişide iki tür de görülebilir. Ruhsal bağımlılığın sonlanması her zaman fiziksel bağımlılıktan daha uzun ve zor bir durumdur.

Bağımlılığın bir diğer evre ayrımı;

  • Deneysel kullanım: Genellikle özenti nedeniyle zaman zaman zevk için kullanmaya başlamaktır. Genç madde kullanmanın o kadar da kötü ve tehlikeli olmadığını düşünür. Ancak çoğu zaman ikinci evreye geçilir.
  • Sosyal Kullanım: Arkadaş ortamlarında kullanılarak hissedilen değişiklikler, devam ettirilmeye çalışılır. Benzer kişilerle paylaşılan sosyal aktivite haline gelebilir.
  • Düzenli Kullanım: Artık kötü kullanım gelişmiştir. Bir grup zevk için kullanırken, bir grupta mutsuzluğu ve gerginliği gidermek için kullanır.
  • Bağımlı Kullanım: Artık genç uyuşturucuyu kendini “normal” hissedebilmek için almak zorundadır, başlangıçta aldığı zevki almaz ve dozu yükseltebilir (11).

Aynı araştırmada katılanların uyuşturucu maddeyi ne sıklıkta kullandıklarına bakıldığında En yüksek oran her gün kullanırım diyenler (%40,4), bunu bulursam içerim (36,9) cevabı izlemektedir. Bu oranlardan sonra sırasıyla, içmeden duramam diyen %13,3, 2-3 günde bir madde kullanan %6,7 ve haftada bir kullanırım diyen %2,7 izlemektedir (7).

 

Madde bağımlılığının nedenleri ve risk faktörleri ?

Madde kullanımı her yaşta, her sosyoekonomik düzeyde ve her toplumda görülmekle birlikte herkes madde kullanımı ve arayışı içine de girebilmektedir. Bağımlılığı nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte birçok sebepten ortaya çıkabilmektedir. Günümüzde bu maddelerin çok kolay bir şekilde bulunuyor olması, şehirleşme sonucunda aile, sosyal ve kültüre bağların zayıflaması, teknolojinin kötü kullanımı da bağımlılık oranını arttırdığı göz ardı edilemeyecek bir gerçektir.

  • Yetersiz ya da çok aşırı ebeveyn disiplini
  • Aile ve çocuk arasında iletişim yoksunluğu
  • Madde  kullanımına karşı kurallar ve bilgi eksikliği
  • Aile yapısı, aile içi şiddet, ailenin madde kullanımı/bağımlılığı
  • Akran baskısı, dışlanma hissi, “hayır” diyememe
  • Heyecan arayışı,
  • Dürtüsel hareket etme
  • Anksiyete, stres bozukluğu, travma gibi problemler
  • Kullanmanın az zararlı olduğunun algılanması
  • Merak

 

Aynı araştırmaya katılanların %87,1’i uyuşturucu maddeye başlama sebebinin ailedeki problemler olduğunu ailedeki problemlerden sonra uyuşturucu maddeye başlama nedeni %85,3 ile aile veya arkadaşlar arasında madde kullanımı olmuştur. Onu %81,3 ile arkadaş ortamı takip etmektedir. Son olarak, araştırmaya katılanların %65,7’si merak yüzünden uyuşturucu maddeye başladığını ifade etmiştir.  Bu kapsamda, en fazla uyuşturucu madde tercih nedeni olarak dertlerimi unutturuyor diyen %86,2’dir. Diğer seçenekler arasında çok belirgin bir fark olmamasıyla beraber, sırasıyla madde kullanım tercih nedeni olarak her yerde var (%75,1), bana etkileri çok iyi (%73,3) ve fiyatı ucuz (%69,7) sıralaması elde edilmiştir (7).

Madde bağımlılığının belirtileri ?

blank

Madde bağımlılığının sonuçları ?

 

Kişi ve çevresini dolayısıyla zamanla bütün bir toplumu etkileyen madde bağımlılığının sonuçları da oldukça büyüktür. Bağımlı olmuş kişiyi bir bütün olarak ele almak gerekir. Bu sebeple bağımlılığın sonuçlarını bireysel, çevresel ve toplumsal olarak üç basamakta ele alabiliriz. Bireysel sonuçlar içerisinde madde birey üzerinde psikolojik, fizyolojik ve zihinsel işlevlerde hasarlara sebep olmaktadır. Çevresel sonuçlar içerisinde ise birey bağımlı olduktan sonra hayatındaki iletişimde büyük kopukluklar yaşar. Özellikle dışlanma ile karşılaşma ihtimali oldukça yüksek olan kişi maddeye daha da bağımlı hale gelebilir. Toplumsal sonuçlar içerisinde ise madde kullanımı ülkemizde suç olarak algılanmaktadır. Bu durumda yine kişi toplumda suçlu olarak görülecek ve dışlanacaktır. Böylece maddeye olan bağımlılığı artacaktır.

Bağımlılıkta Tedavi

Madde bağımlığı hem bir halk sağlığı sorunu olması hem de tedavisinin oldukça uzun ve maliyetli oluşundan kaynaklı çok zor bir süreçtir. Psikiyatrik hastalıklardan ayrılma sebebi kişinin iradesi ile gerçekleşiyor olmasıdır. Tedavinin ilk basamağını erken teşhis oluşturur ki burada kullanıcının iyi gözlemlenmesi gereklidir. Bağımlılık erken dönemlerde anlaşılıp tedavi süreci başladığında kişi, aile ve toplum için kısa zamanda daha iyi sonuçlar oluşturulabilir. Bununla birlikte risk faktörlerinin iyi analiz edilmiş olması tedavi sürecinde de yol gösterici olabilir.

 

Bir diğer husus ise birey tarafından bağımlılığın kabul edilmesi, tedavi edilebilir bir durum oluşunun benimsenmesi ve kendisini hazır hissetmesidir. Bununla birlikte birçok yanlış düşünce tedavi sürecini uzatır. Bunların başında ‘’herkes kullanıyor’’, ‘’bir kereden bir şey olmaz’’, ‘’bağımlı değilim’’, ‘’istesem bırakırım’’, ‘’bıraktım bir daha başlamam’’  gibi düşünceler yer alır. Tedavide ki başarı oranı birey, ailey, yöntem gibi birçok ölçütten etkilenmektedir. Tedavi sonrası sosyo-psikolojik önlemler alınmazsa sürecin yenileme ihtimali de oldukça yüksektir. Tedavi ve psikoterapi olmak üzere iki aşamadan oluşmaktadır. Tedavi aşamasında kişi hastaneye (AMATEM) yatırılır. Vücut maddeye karşı tolerans geliştirdiğinden kullanımının önüne geçildiğinde yoksunluk belirtileri meydana gelir. Bu belirtiler hastane ortamında giderilmeye çalışılır. Tedavinin süresi maddenin cinsine ve kişi tarafından ne kadar süre ile kullanıldığına göre değişkenlik göstermektedir. Psikoterapi aşamasında ise ruhsal olarak iyileşmesi sağlanmakta ve kişinin tam anlamıyla tedavisi sağlanmaktadır.

Toplumda bağımlılık yapıcı maddelerin kullanılmasını önleme çalışmaları kullanılan maddelerin yarattığı bireysel-toplumsal sorunları en aza indirmek, toplumda sağlıklı davranışların gelişmesini sağlamak ve bireyin topluma kazandırılmasını sağlamak amacıyla yapılmaktadır. Bununla birlikte;

  1. Birincil Koruyucu Yaklaşım: Yaşamı boyunca hiç madde ile karşılaşmamış kişilerin bu maddeleri kullanmaya başlamasını engellemek amacı ile yapılan çalışmalardır. Her türlü birincil koruyucu yaklaşım tedavi sürecinden daha az maliyetli olduğu unutulmamalıdır (Bilgilendirme toplantıları, konferanslar, seminerler).
  2. İkincil Koruyucu Yaklaşım: Madde kullanmaya başlamış ancak bağımlı hale gelmemiş kişilerin bağımlı hale gelmesini önlemek amacı ile yapılan çalışmalardır (Kişinin kendi durumunu değerlendirmesini, kendisine yardımcı olunabileceğini kavramasını sağlamak).
  3. Üçüncül Koruyucu Yaklaşım: Belirli bir süre madde kullanarak madde bağımlısı haline gelmiş kişilerin tedavisinin sağlanarak geriye dönüşü olmayan sosyal ve tıbbi kayıplardan korumak, ölümü engellemek için yapılan çalışmalardır (Ayaktan ya da yatarak tedavi ve rehabilitasyon). (12).

Son olarak insanlığın varlığıyla birlikte hep var olan iletişim aracı teknolojinin gelişmesi ile birlikte sürekli güncellenmektedir. Küresel dünyada internet, artık herkesin rahatça ulaşabildiği ve kullanabildiği iletişim aracı olmuştur. İnternet sayesinde insanlar bilgiye kolaylıkla ulaşabildiği gibi bilgi kirliliğinin de oluşmasına zemin hazırlamıştır.

Bilgi kirliliğinin başlangıç ve bugün ki durumuna baktığımız da olan durumu ‘ağzı olan konuşuyor’ deyimini ‘parmağı olan yazıyor’ düşüncesinin yer aldığını söylemek yanlış olmaz (13). İnternet insanlara her türlü bilgiyi göz açıp kapayıncaya dek ulaştırırken edinilen bu bilgilerin okunma ve anlaşılma düzeyleri farklılık göstermekte. Bu yüzden bilgi hem doğru, güncel hem de anlaşılır olması oldukça mühimdir.

Ülkemizde de her geçen yıl sayısı artan “madde kullanımı” kullanan bireyi, ailesini ve aslında toplumu da etkileyen ve tıbbi olduğu kadar sosyal da bir sorundur. Bu yüzden MB ile ilgili internette yer alan bilgilerin doğruluğu, okunabilirliği büyük önem arz etmektedir. Yapılan bir çalışma sonucunda Türkçe internet sitelerinde MB ile ilgili metinlerin okunabilirlik oranının oldukça düşük seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır. MB’nın belirtileri, MB’nın tanı kriterleri, MB’nın nedenleri, bağımlılık döngüsü, MB’nın neden olduğu sorunlar ile ilgili yeterli bilgi bulunmamaktadır. İnternet sitelerinde yer alan MB ile ilgili hazırlanmış sitelerin bilgilendirme metinlerinin okunabilirlik kriterlerine uyarak ve madde bağımlılarının eğitim seviyesini temel alarak toplumun genelinin anlayacağı düzeyde hazırlanması gerekmektedir (14).

Bununla birlikte 15 yaş üstü bireylere Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı (TBM) kapsamında; eğitim programı ülke genelinde uygulanmaya başlamıştır. Haziran 2017- Aralık 2018 döneminde toplam 338.739 kişiye ulaşılmıştır. Eğitimlerin anlaşılırlığı içinse ölçülmesi içinde ön test ve son test yapımı planlanmış uygulama aşamasına geçilmesi planlanmaktadır.

 

blank

(15).

Unutulmamalıdır ki bağımlılık kronik, ilerleyici ve nüks eden bir hastalıktır. Süreç merak ve deneme ile başlar. Eğer birey denediği eylemden keyif alırsa bunu tekrarlamak ister. Kullanım sıklığı arttıkça da bağımlılığa son hız dönüşür. Üstelik bağımlı olduğunu kabul etmeyip inkarla birlikte öfke duygusuna kapılırlar. Kullanıcılar ortak olarak şu düşünceye sahiptir, maddeden zevk aldığını ama istese hemen bırakabileceğidir. Kişiler kendilerini kandırarak bağımlı olmaya doğru kocaman bir adım atmaktadır. Madde bağımlısı olmak çok kolayken durumdan kurtulmak oldukça zordur. O yüzden en güzel korunma hiç başlamamaktır. Çünkü güvenle kullanılan herhangi bir madde yoktur. Kişileri madde kullanımından korumanın ilk basamağı, özgüvenli, sorumluluk sahibi, sorunlarının bilincinde ve onunla baş edebilen bireyler yetiştirmektir.

KAYNAKÇA

  1. Cicioğlu, H. İ., Demir, G. T., Bulğay, C., & Çetin, E. (2019). Elit Düzeyde sporcular ile spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin egzersiz bağımlılığı düzeyleri. Bağımlılık Dergisi, 20(1), 12-20.
  2. AYDEMİR, H. BAĞIMLILIKLARLA ASIRLIK MÜCADELE; HİLAL-İ AHDAR CEMİYETİ (YEŞİLAY).
  3. Alptekin, K., Mutlu, E., & Akın, E. (2016). Madde bağımlılığı tedavisi için denetimli serbestlik şubeleri tarafından Amatem’e gönderilen kişilere yönelik uygulamalarda karşılaşılan sorunlar.
  4. YILDIRIM, B., Engin, E., & YILDIRIM, S. (2011). Alkol ve madde bağımlılarında yalnızlık ve etki eden faktörler. Journal of Psychiatric Nursing, 2(1), 25-30.
  5. C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Türkiye Uyuşturucu Raporu 2019. Ankara, TUBİM, 2019.
  6. YILMAZ, E. (2019). 2012-2017 Döneminde Madde Bağımlılığı ile Mücadele Politikalarının Süreç Analizi(Doctoral dissertation, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü).
  7. Bozkurt, O. (2015). Madde bağımlısı bireylerin bağımlılık süreçlerinde ailenin etkisi.
  8. Yeşilay. Madde Bağımlılığı. Erişim adresi https://www.yesilay.org.tr/tr/bagimlilik/madde-bagimliligi (24.12.2020)
  9. Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme. Madde bağımlılığı. https://www.emdr-tr.org/madde-bagimliligi-nedir/ (24.12.2020)
  10. YILMAZ, E. (2019). 2012-2017 Döneminde Madde Bağımlılığı ile Mücadele Politikalarının Süreç Analizi(Doctoral dissertation, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü).
  11. Uluslararası Madde Bağımlılığı İle Mücadele Derneği. Madde Bağımlılığı. (26.12.2020) http://umudder.org/madde-bagimliligi-nedir/
  12. Darçın A. (2014). Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Bağımlılık. (25.12.2020) http://www.istanbulsaglik.gov.tr/w/sb/per/belge/bagimlilik.pdf
  13. Yüksel, H. (2014). İnternet gazeteciliğinde bilgi kirliliği sorunu. Atatürk İletişim Dergisi, (6), 125-138.
  14. ÇİFCİ, H. K. K., Kozanhan, B., & Solak, İ. Madde Bağımlılığı İle İlgili Türkçe İnternet Sitelerinin Okunabilirliğinin Değerlendirilmesi. Bağımlılık Dergisi, 21(1), 56-63.
  15. C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü. (2018). 2018-2023 Uyuşturucu ile Mücadele Ulusal Strateji Belgesi ve Eylem Planı. Uyuşturucu İle Mücadele Faaliyet Raporu. https://hsgm.saglik.gov.tr/depo/birimler/tutun-mucadele-bagimlilik-db/Uyusturucu/Uyusturucu_Faaliyet_Raporu_16.08.2019yeni.pdf

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz